Bir tarih, Bulova…

136 yıllık tarihe sahip İsviçre saatlerinin öncü markalarından Bulova yeni modelleriyle, saat dünyasındaki iddiasını sürdürüyor. Eşsiz ve kusursuz teknolojisine şık tasarımlarla destek veren Bulova saatlerine tüm seçkin mağazalarda ulaşmanız mümkün. Bulova geçtğimiz yıl, Bulova’nın ana şirketi Citizen tarafından üretilen bir quartz mekanizması olan Precisionist “technology platform”u tanıttı. Precisionist’le birlikte Bulova, iki tırnaklı standart quartz kristaline üçüncü bir tırnak ekleyerek bir burulma rezonatörü yarattı. Bu yenilik, geleneksel bir quartz saatin sekiz katı titreşim frekansına ve sürekli dönen bir saniye ibresine sahip, dünyanın en hassas saatiyle sonuçlandı. Saniye ibresinin estetik hareketi Bulova Precisionist kullanıcısının sembolü oldu ve saatin gözünüzle görebileceğiniz kadar hassas olduğunu ortaya koydu. Bu teknolojinin yanılma payı yılda 10 saniye, diğer çoğu quartz saatin yanılma payı ise ayda 15 saniye.

Okumaya devam et

Çevre dostu maceraperest

“Plastiki’’ katamaranı ile 2010’da Pasifik’e açılan İngiliz maceraperest David de Rothschild ve ekibinin serüvenini destekleyen IWC, sergiledikleri kahramanlığa övgü niteliği taşıyan son derece dayanıklı özel bir model üretti. Dünyanın önde gelen saat üreticisi IWC Schaffhausen, Ingenieur Automatic Mission Earth Edition “Plastiki” modeli ile tutkulu bir çevre savaşçısı olan David de Rothschild ve ekibinin “Plastiki” serüvenine verdiği desteği bir kez daha gözler önüne seriyor. “Plastiki” keşif gezisi bir çevre destanı yazdı. 12 bin 500 yeniden değerlendirilen plastik şişe üzerinde yüzen, 12 tonluk avangart katamaran ile David de Rothschild ve ekibi 4 ay boyunca San Francisco’dan Sydney’e yol aldı. Gezinin resmi ortağı olan IWC, David de Rothschild‘in okyanuslarımızı kirleten olağanüstü miktardaki plastik atıklara dikkat çekme çabalarını Ingenieur Automatic Mission Earth Edition “Plastiki” modeli ile ölümsüzleştirdi. Mavi kauçuk kayışıyla dikkat çeken ve sadece 1000 adet üretilen bu özel maskülen saatin arka yüzündeki gravür ise katamaranı ve San Francisco’dan Sydney’e uzanan deniz rotasını tasvir ediyor.

Okumaya devam et

İş kadınlarına Valentino

Şıklıklarıyla göz kamaştıran çantalar her tarza hitap ediyor; Valentino iş kadınlarına şıklık katarken, Rocco Barocco ise gençlik ruhunu ateşliyor. İtalyanların en gözde markaları Valentino ve Rocco Barocco, Çiçek İç Giyim (Mendo’s Mağazaları) distribütörlüğüyle Türkiye’de satışa sunulmaya başladı. Her sezon 3000 model üreterek Avrupa’nın yeni nesil moda trendleri üzerinde söz sahibi olan bu markaların çanta koleksiyonlarında sadelik ve şıklık sentezlenerek yepyeni tasarımlar sunuluyor. Yeni koleksiyonda yer alan birbirinden çarpıcı modellerin, Türk kadınlarının da vazgeçilmez aksesuarları arasında yerini alması bekleniyor. Gençlerin ve kendini genç hissedenlerin tutkunu olacağı çanta koleksiyonlarıyla Rocco Barocco ve iş kadınlarının vazgeçemeyeceği farklı modelleriyle Valentino, kıyafet kombinasyonlarını tasarım şıklığı çantalarla tamamlamak isteyen kadınlara özel modelleriyle göz kamaştırıyor.

Okumaya devam et

Havyar mı, pizza mı?

Donna Karan’ın 1984 yılında moda dünyasına armağan ettiği DKNY markası ve sofistike lüks tüketiciyi hedefleyen Donna Karan markası arasındaki farkı anlatan ilginç bir benzetmesi var: ‘’Donna Karan Havyarsa DKNY Pizzadır’’ diyor. Malum, havyar pahalı, az ve öz tüketilen, lüks dünyayı çağrıştıran bir besin. Her gün yenmiyor ama belli bir kesimin hayatında vazgeçilmez bir yeri var. DKNY ise; öylesine popüler, cazip, yaygın, her kesime, her ortama, her keseye hitap ediyor ki kolay ulaşılan, zevkle tüketilen, çabucak açlık gideren herkesin sevdiği pizza ile kıyaslanmış. DKNY markası 1994 yılında İstanbul Nişantaşı’nda ilk mağazasını açtı. Buna daha sonra Ankara, İstinye Park, Suadiye ve en son olarak da Nişantaşı mağazasının üst katında, firmanın lüks ürünü olan Donna Karan markasını Salon konsepti içinde satışa sunan mağaza eklendi.

Okumaya devam et

Öyle bir alyans seçin ki, sizin kadar özel olsun

4000’in üzerinde kışkırtıcı alyans modeline sahip İsviçreli Furrer Jacot; pırlantalı nişan yüzükleri ve alyans denildiğinde en çok akla gelen markalardan biri. Yıllardır bu markanın tasarım departmanının başında olan ödüllü tasarımcı Lucas Ruppli, mücevherlerini şöyle tarif etmiş: “Benim için önemli olan tasarımın bugünün duygusal ruhunu yansıtması yani aslında zamansız olmasıdır. Tasarım sadece modayı takip etmemeli, eşsiz ve benzersiz olmalı ve mistik bir gizem taşımalıdır.” İlhamını çok çeşitli kaynaklardan alan Ruppli’nin tasarımları, genellikle zarif ve yalın ama aynı zamanda sıra dışı. Sarı, beyaz ve pembe altın kullanarak yapılan farklı kombinler veya alışılmamış maddelerden üretilen alyanslar, evli çiftlerin bile hayallerini süsleyecek güzellikte.

Okumaya devam et

Mr. and Mrs. Fragrance ile etkileyici bir hikaye…

İsim, Massimo Esposito ve Simona Guerini tarafından seçilmiş. Neredeyse yirmi yıldır ev kokularında uzmanlaşmış çift, iş yaşamlarında olduğu gibi özel yaşamlarında da beraberler. Seçtikleri isim, hikayelerini anlatmak üzere yarattıkları markayı mükemmelen tarif ediyor: Dört kıtada giriştikleri koklama keşiflerini beraber paylaşmalarını ve sofistike bir topluluğun merakını çekmeyi. İki ses arasındaki diyalog fani ve elle tutulamaz duygulanımları yeniden yaşatıyor, çağdaş bir estetikle güzelce tasarlanmış difüzörlerde parfüm damlaları damıtılıyor. Egzotik diyarlardan gündelik çevremize neşeli, leziz ve hatıraları kucaklayan bir duygu salıyor.

Okumaya devam et

Asimetrik estetik

Fransa Lyon’da tasarım eğitimi alan Philippe Nigro; 1999 yılından beri serbest olarak çalışmakta. Daha çok mobilya, aydınlatma, iç mimari ve dekorasyon üzerine yoğunlaşmış. Çalıştığı firmalar arasında Ligne Roset, Olivetti, Potrona Frau, Artemide, Alias, Caimi ve Interni gibi firmalar bulunmaktadır. Birçok branş ve farklı firmalar için iş yapıyor olması, tasarımcının farklı malzeme tecrübesine ve farklı bakış açılarına sahip olmasını sağlamakta. Tasarımın çıkış noktası fonksiyonellik ve kullanışlılık iken, felsefe cisme dönüşürken tamamen sıra dışı olması onu şekillendiren düşünce oluyor. Bu düşünce de kullanışlı, sıra dışı ve eğlenceli ürünlere hayat veriyor. Asimetrik, absürt olmayan, birbirine geçişli ve dengeli bir koleksiyon. Ligne Roset için tasarlamış olduğu ürünlerden “Confluences” oturma ünitesi; “Red Dot” dahil 6 ayrı uluslararası ödül almış. 2011 tasarımı olan ürünlerden “Entailles” oturma ünitesi de bu yöndeki talebe cevap verecek bir seçenek olmuş. “Cuts” dolap sistemi asimetrik, modüler ve çift yönlü bir sistem. Ürün her boyutta eşyayı depolamaya cevap verebilecek bölmeleri içermekte. Asimetrik bir forma sahip olan modülün hem önünü hem de arkasını kullanabilmeniz sizin onu esnek bir şekilde yerleştirebilmenize imkan vermektedir. Üst üste koyulduğunda estetik bir bölücü haline gelirken ulaştığı form o kadar güzel ki modüler olduğunu hissetmiyorsunuz bile.

Okumaya devam et

İtalyan güzelliğinin özü

Stefan Hafner, tasarımında doğal bir hafiflik barındıran çağdaş mücevherler tasarlıyor. Mimari, tiyatro, moda, grafik tasarım ve fotoğrafçılık gibi farkı alanlarda yetenekli olan tasarım ekibi, aynı çatı altında büyük bir çalışma tutkusuyla birleşmiş. Bu yeteneklere geleneksel biçimde yetişmiş kuyumcuların ve diğer ustaların uzmanlığı da eklenince, mükemmel bir atölye ve eşsiz tasarımlar ortaya çıkıyor.

Okumaya devam et

Parlak gelecek

Dekorasyona yönelik yüksek kaliteli, yenilikçi ürün ve sistemler için kumaşlar. Binlerce memnun müşteri, işletmeci ve tasarımcı. Dünyanın her yanında yaklaşık 260 kendini işine adamış çalışan. 125 yıldır yaratım, üretim ve dağıtım alanında pazar başarısı. Geleceği parlak bir marka: Création Baumann. Création Baumann dünya çapında yüksek kaliteli iç dekorasyona yönelik kumaş üretiyor ve satıyor. Kumaşlar işlevsellikleri, estetik özellikleri ve kaliteleriyle refahı artırıyor, böylece uzun vadede yaşam kalitesini iyileştiriyor. Création Baumann, uzun vadeli hedeflere ulaşmak için çalışan, bağımsız bir aile şirketi. Marka, bağımsızlığına değer veriyor ve bu büyük avantajını pazar performansını artırmak için kullanıyor. Risk, kar ve finans politikaları, şirketin gelişimini sürdürmesi amacına göre belirleniyor. Markanın sürdürülebilir kurumsal stratejisine göre, esas amaç çevrenin korunmasını göz ardı etmeden, en yüksek estetik ve işlevsel ihtiyaçlara cevap verebilmek.

Okumaya devam et

Şıklık göze çarpmaktır göze batmak değil

Bugün Gazetesi Yaşam ekinde sevgili arkadaşımız Aysun Kaba’nın bir yazısını okudum ve çok beğendim. Sizler için hemen burada da sunmak istedim. Ancak yazıyı yazana ve gazeteye ayıp olmaması için sizler için yazının yarısını kopyaladım. İlgilenirseniz yazının tümünü aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz. Benden söylemesi gerçekten okunması gereken güzel bilgiler içeren bir yazı. Eline kalemine sağlık sevgili Aysun Kaba..
Aksesuarla göze çarpabilir veya göze batabilirsiniz.
Giydiğiniz kıyafetten çok aksesuarla göze çarparsınız ama ölçüyü bilirseniz. Aksesuar seçerken ya çok cesur davranmalı ya da minimalist seçimler yapmalısınız.
Artık klasik kuymculardan alınan klasik takımlardan vazgeçin küpesiyle ve kolyesi takım olan parçaları unutun.
Aksesuarları deneme, yanılma yöntemi ile kendinize yakışan ve sizin kimliğinizi öne çıkaran asil parçaları bulun. Öyle kıyafetler giyersiniz ki ama eksik hissedersiniz kendinizi bir yerinize birşey kondurursunuz ‘işte tamam’ dedirtirirsiniz. Ya da hiçbir aksesuar kullanmayıp sadece kemerinizle konuşturursunuz.Kıyafetlerinizi gündüzden geceye taşıyıp bir kırmızı rujla, şık bir ayakkabı ve şık bir küpe sizin imzanız haline gelebilir. Aksesuar kıyafetinizi nasıl öne çıkarırsa kusurlarınızı kapatmak da bir anda sizi iyi hissettirir. Örneğin boynunuzdan aşağıya sarkıtacağınız bir şal göbek probleminiz varsa veya beliniz kalınsa kapatır.
Göbeğiniz mi var?

Üzülmeyin bu yaz bilekte biten pantolonları tercih edebilirsiniz. Dikkati üst bölümden ince ayak bileklerine çekebilirsiniz. Bilekleriniz inceyse bilek vurgusu bir anda sizi daha ince ve zarif gösterir. Tabii ki düz topuklar tercihiniz olmalı ayak bilekleriniz gerilmez, ortaya çok daha ince
ve zarif bir görünüm çıkarırsınız.

DÜNYANIN EN PAHALI ÇANTASI

Hermes dünyanın en pahalı çantasına imzasını attı. Markanın ayakkabı ve mücevher tasarımcısı Pierre Hardy’nin iki yıllık çalışması sonucu ortaya çıkan bu minyatür çantalar, dört farklı modelde tasarlanmış ve her modelden de sadece dörder adet üretilmiş. Çantanın derisi rose altın ile kaplanmış ve üzerinde de yüzlerce pırlanta var. Bu arada bu çantayı taşımak için bir de bodyguarda ihtiyaç var gibi duruyor.

Yazının devamında daha çok göze çarpıcı konular var. eğer okumak isterseniz Bugün Gazetesi’nde yada http://yasam.bugun.com.tr/siklik-goze-carpmaktir-goze-batmak-degil-187519-makalesi.aspx linkinden bulabilirsiniz…