Aslında herşey bize bir ders veriyor. Yeter ki öğrenmek isteyin…

Bakın bu da bir hayat felsefesi. Kedilerden bile öğrenebileceğimiz şeyler olduğunu gösteren bir yazı. Ben gördüğümde çok beğendim ve hemen sizlerle paylaşmak istedim. O zaman ne yapıyoruz? Bunu hemen okuyoruz ve yapabileceklerimizi kulağımıza küpe ediyoruz,  isterseniz sizler de paylaşıyor sunuz. Çünkü Ne demiştik…

HAYAT PAYLAŞINCA GÜZEL…:)))

Bilgiyi paylaşmak da önemli!!!!!  İsteyen istediği kadarını alır benden paylaşması….


Reklamlar

Bakın “Erma Bombeck” kanser nedeniyle ölmeden önce ne demiş…

Kanser Nedeniyle Ölen Erma Bombeck Ölmeden Önce Yazmış.

“Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer;
Hastayken yatağa girer dinlenirdim. Ben olmadığım zaman her şey kötüye gidecek diye düşünmezdim..
Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım..

… Daha az konuşur, ama daha çok dinlerdim..
Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim..

Oturma odasında TV seyrederken, patlamış mısır yer. Yerler leke olacak diye korkmazdım.. Bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım.. Kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım..

Saçım bozulmasın diye, arabanın camının açılmasını önlemezdim..
Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum..
TV seyrederken daha az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim.. Ömür boyu garantilidir denilen hiçbir şeyi satın almazdım..

Hamileliğimin bir an önce sona erip, doğum yapmayı dilemek yerine, hamile olduğum her anın tadını çıkarır ve içimde bir canlı yaratmanın ne kadar harika olduğunu fark ederdim.. Bu o kadar nadir bir olay ki.. Mucize gibi bir şey..

Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla “Önce git ellerini yüzünü yıka” demezdim.. Onlara daha çok “seni seviyorum”, ondan da daha çok “özür dilerim” derdim..
Ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey; her dakikasını değerlendirmek olurdu..

Dikkatle bak.. Gerçekten gör.. Yaşa.. Vazgeçme..
Küçük şeyler için şikayet etmekten vazgeç..
Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı beni ilgilendirmezdi..
Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım..
Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her şey için
şükredin..
Tek bir hayatınız var ve bir gün sona eriyor.. Umarım her gününüzü değerlendirirsiniz..”

================================================================

Evet bende bu hastalığı geçirdim ve şuan sağlıklı yaşayan şanslı biriyim. Herkes benim gibi şanslı olamayabilir. Ben de bu yüzden “Erma Bombeck” ile  aynı düşünceleri paylaşıyorum ve bu yazıyı gördüğümde hemen Sizlerle de paylaşmak istedim. Veee nacizane eklemeler de bulunmak istiyorum.

“Hayat bir tane ve ve o sadece size ait. O’nu hiç bir şey için üzmeyin. Sevin, Sevginizi ve sahip olduğunuz şeyleri paylaşmaktan asla korkmayın. Sevdiklerinizi yanınızdan ayırmayın. Her gününüzü değil her saniyenizi değerlendirin. Hayatın tüm güzelliklerini doya doya kaliteli ve sindire sindire yaşayın. Sahip olmak için kendinizi helak etmeyin hiçbir şeyin sahibinin siz olmadığını bili ve bunun farkına varın, hırslarınızın kurbanı olmayın, sahip olduğunuz küçük şeylerin kıymetini bilerek yaşayın. Kendi kendinize kimsenin yardımı olmadan nefes alabiliyor olmanız bile size verilen en büyük armağan bunu asla unutmayın. Bu bile mutlu olmanız için çok büyük bir sebep. Hayatı ve hayatınızdaki herşeyi sevin. Ama en önce kendinizi sevin :)))”

Nilgün Çolak

Mutluluk…

MUTLULUK

Gerçekten Dünyayı değiştirmek istiyor musunuz? O zaman mutlu olun!

Mutlu olduğunuz zaman, Dünyayı değiştirirsiniz ve ona katkıda bulunursunuz. Mutluluğunuz Dünyanın gelişmesine yardımcı olan şeydir.

Mutlu olmak sadece tek bir şeyi gerektirir – seçim. Mutluluğu seçin. Başka hiç kimse mutlu olmadığı zaman mutlu olsaydınız, mutluluğunuzun kuvveti 100 insanın mutsuzluğuna üstün gelirdi.”Bir bitkiye nefret akıtırsanız, onun çürüyüp öldüğünü gösteren araştırmalar yapılmıştır. Dünyanın tüm bunları hissettiğini düşünmüyor musunuz? İnsanlar bütün gün kızgın, öfke dolu, köpürmüş olarak etrafta koşuşturuyorlar ve öfkelerini silah olarak kullanıyorlar. Bana göre, bu nıhai toksik atıktır”

Öfkeniz ve yargılamanız gezegeni öldürüyor. Neşeniz, kahkahanız ve hayatınızı bir kutlama olarak yaşama seçimlerinizin hepsi gezegeni var ediyor.

Eğer izin verme halinde olursanız, insanların öfkeleriyle neler yapmakta olduklarını görebilirsiniz, ama buna uyumlanmazsınız, kabul etmezsiniz, tepki vermezsiniz. Direnciniz, tepkiniz, uyumlanmanız veya kabullenmeniz olmazsa, insanların öfkelerini, nefretlerini, kızgınlıklarını sürdürmeleri çok zor olur. İzin vermek anahtardır.

Eğer gerçekten gezegene yardımcı olmak istiyorsanız, mutlu olun.

Gary Douglas- Access Bilinci

Herşey sende gizli….

Can Yücel’in şiirlerini ben çok severim. Bazıları hariç Hemen hemen bir çoğunda kendimi bulur yaşarım. Bazen kelimelerin yetersiz kaldığını düşündüğüm anlarda açıp onun bazı dizelerini okuduğumda bana “Korkma sen yalnız değilsin sende sadece herkes gibi bunu yaşayanlardan birisin, ben de öyleydim” der gibi bana cesaret verir.İşte bana cesaret veren kim olduğumu hatırlatan Can Yücel’in çok sevdiğim bir şiiri…

HERSEY SENDE GIZLI

Yerin seni çektigi kadar agirsin
Kanatlarin çirpindigi kadar hafif..
Kalbinin attigi kadar canlisin
Gözlerinin uzagi gördügü kadar genç…
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kasin gözün
Karsindakinin gördügüdür rengin..
Yasadiklarini kar sayma:
Yasadigin kadar yakinsin sonuna;
Ne kadar yasarsan yasa,
Sevdigin kadardir ömrün..
Gülebildigin kadar mutlusun
Üzülme bil ki agladigin kadar güleceksin
Sakin bitti sanma her seyi,
Sevdigin kadar sevileceksin.
Günesin dogusundadir doganin sana verdigi deger
Ve karsindakine deger verdigin kadar insansin
Bir gün yalan söyleyeceksen eger
Birak karsindaki sana güvendigi kadar inansin.
Ay isigindadir sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldigin kadar ona yakinsin
Unutma yagmurun yagdigi kadar islaksin
Günesin seni isittigi kadar sicak.
Kendini yalniz hissettigin kadar yalnizsin
Ve güçlü hissettigin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettigin kadar güzelsin..
Iste budur hayat!
Iste budur yasamak bunu hatirladigin kadar yasarsin
Bunu unuttugunda aldigin her nefes kadar üsürsün
Ve karsindakini unuttugun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandigi kadar güzeldir
Kuslar ötebildigi kadar sevimli
Bebek agladigi kadar bebektir
Ve her seyi ögrendigin kadar bilirsin bunu da ögren,
Sevdigin kadar sevilirsin…
Can Yücel