Yıllara Mektubum Var…

GetAttachment-1.aspx

Bugün yapacak çok iş var. Başta 2012’nin defterini dürmekle başlayabiliriz. Biran önce onu güzel bir şekilde yollayalım ve 2013’e güzel bir hazırlık yapalım. Ne de olsa biri eski biri yeni misafir ve güzel karşılanması lazım. Bakalım 2013 bu sene ne niyetle gelecek?

2012’ye mektubum….

Bak 2012!!!.. Seninle 365 gün iyi geçinmeye çalıştım. Ama güldürdün ama ağlattın beni. Laf aramızda çok fazla da üzdün ama olsun her anınla bana birşeyler öğrettin ve kazandırdın. Kaybetirdiklerinde bonusun oldu tabii. Ancak ayrılık vakti geldi ve belli saatler sonra seninle ayrılmak zorundayız. Bu işi dostluk çerçevesinde bitirelim sen beni ben seni güzel analım. Gider ayak son dakika bize yanlış yapma sakın olur mu? Bırak seni güzel analım. Aramızdaki dostluk baki kalsın…

2013’e mektubum….

Sevgili 2013 henüz seninle tanışmadık. Ama referansların çok iyi geldi. Duydumki bu sene Herkes ektiğini biçeçekmiş, ve kim ne düşünüyorsa O’nu yaşayacakmış… Kısacası iyilerin yılıymış görücez bakalım senin için duyduklarım doğru muymuş? Neyse önemli olan kulaktan duyma sözler değil yaşayarak tanımak. İçimdeki sese ve sana güveniyorum bizi üzmeyeceğini güzel bir 365 gün geçireceğimizi düşünüyorum. Tabii ki arada şakalar yapabilirsin ama sakın dozunu şaşırma gereksiz ve laubali şakaları hiç sevmem bilirsin. Birbirimize karşı saygı ve sevgimizi koruyalım, Açık ve dürüst olalım. Mutluluk, huzur, sağlık, sevgi, aşk dolu güzel bir 365 güne yelken açalım… 

Unutma arada ne yaşanırsa yaşansın hep birbirimizi saygıyla ve güzel anmalıyız. 42 yıldır ben yıllarımı hep böyle andım arada kazık atan çelme takan yıllar da oldu tabii ama olsun onlar okuldu diyelim geldi geçti gitti. Bu sene büyüdüm ve artık eski senelerdeki gibi çok anlayışlı olamayacağım. Sende artık bunları geçen yıllarıma say ve beni hoşgör. Ne de olsa eski yıların hatırına artık yaşlı, arada kaprisli ve şımarık biri olabilirim:))Başta anlaşalım. Evet hayatın ne getireceği belli olmaz önceden pazarlık da olmaz ama ben genede sana peşin konuşmak istedim sevgili 2013. Sonra söylemedi deme… Bu sene senden biraz torpil bekliyorum laf aramızda (Çünkü unutma önceki senelerden biraz fazla alacaklıyım, hatırlatmadı deme sakın:))) …

Neyse seni de henüz tanımadan bugün tüm içtenliğimizle karşılayıp bağrımıza basacağız ama inanıyorum ki sen bu sene bize çok güzel geleceksin. Senden çok umutluyum. Bak seni henüz görmedim yaşamadım tanımıyorum ama içimdeki ses çok iyi olduğunu söylüyor. Beni yanıltma olur mu? Güzel bir dostluğa ve şerefine kaldırıyorum 2013 Hoş gel ama geldiğin gibi kalmayı da unutma ve güzel bir 365 gün geçirelim birlikte olur mu?… 

Seni seviyorum 2013…

Sizi hep sevdim sevgili 1970 ve 2012 yılları ama eğer 2013 bana sizden farklı davranırsa O’nu sizden daha çok sevebilirim kırılmayın olur mu? Şimdiden anlaşalım. Hani artık yaş kemale erdi diyelim biraz huzur istiyor insan. 

Neyse ben hepinizi çok sevdim tüm yıllarımı çok sevdim ama umarım bundan sonrakilerini daha çok severim diyorum veeee NOKTAyı koyuyorum.

Güle güle 2012… Güle güle 1970’den bu yana tüm yıllarım. Sizleri hep sevdim ve seveceğim ama Hoş Gelsin artık 2013 …

Kalın sağlıcakla…

Nilgün Çolak

Reklamlar

Leo Buscaglia’ dan.. Birbirimizi Sevebilmek

225924_549373475092634_1305415911_n
Leo Buscaglia’ dan .. Birbirimizi Sevebilmek adlı kitabını öneririm…

***********

“Beni sevdiğini sözlerinle, hareketlerinle sık sık göster. Bunu bildiğimi varsayma. Buna karşı utanç belirtileri gösterebilir ve gereksinimim olmadığını söyleyebilirim. Bu tepkilerime inanma ve ne olursa olsun beni sevdiğini yinele.”

“İyi yaptığım işler için bana kompliman yap. Başarısız olduğumda beni aşağılama, tersine bana güven ver. Olumlu destek ve işimi takdir etmeler, başarımın yinelenmesini garanti eder.”

“Moralin bozuk, kendini yalnız ve yanlış anlaşılmış hissedersen bunları bana söyle. Seni rahatlatma gücüne sahip olduğumu bilmek beni güçlendirecektir.”

“Gördüklerim ya da hissettiklerimin önemsiz veya gerçekdışı olduklarını söyleyerek benliğimi geçersiz duruma düşürme. Görüyor ya da hissediyorsam bunlar bana göre gerçek ve önemlidirler…”

“Bana dokun. Beni tut, beni kucakla: sevgi dolu sözsüz iletişim ile fiziksel varlığım daha bir canlılık kazanacaktır.”

“Suskunluklarıma saygı göster.”

“Bana değer verdiğini başkalarına göster. Sevgimizin başkaları önünde onaylanması beni gururlandırır ve ilişkimizin güzelliğini başkalarıyla paylaşmak bana mutluluk verir.”

İlişkilerinizde zaman ve enerji yatırımı yapın: sürekli ilişkiler bir anda ortaya çıkmazlar, ancak zamanla oluşurlar.

Sevgi dolu ilişkide bireyler birbirlerine pek çabuk gücenecek kadar güvenirler. Ancak durum, başkalarının bundan yararlanmasına olanak tanımayacak kadar güvencelidir. Sevgili dolu bir ilişki çok fazla paylaşma ve ve sevecenliği içerir.

Sevgi dolu ilişki zamanın uzunluğuyla değil, gösterilen özenin niteliğiyle tanımlanır. En iyi yanı da, karşılıklı olarak sağlıklı biçimde fikir, duygu ve deneyim alışverişi sağlamasıdır.

Tüm uyanık olduğunuz zamanı sevdiklerinizle geçirmek zorunda hissetmeyin kendinizi: zaman zaman kenara çekilin ve sevdiklerinizin de ayrı bir yerleri olmasına izin verin.

Kızgınlığı, incinmeyi ve acıyı sürdürmeyin, unutmaya çalışın: bunlar enerjinizden çalar ve sizi sevmekten alıkoyar.

Anlaşmazlıklardan ve tartışmalardan korkmayın: tartışmayan insanlar birbirlerine değer vermeyen veya ölü kişilerdir.. Kısa tartışmalardan kaçının: Tartışmanın tam bittiğine ve bir sonuca ulaştığına inanın ve sona erdiğinde ise tartışmanızı unutun.

Tüm eleştirileri olumlu sayın, çünkü eleştiriler kendi kendimizi değerlendirmemizi sağlar, ama bu eleştiriler haksızsa bunları her zaman geri çevirebilirsiniz.

Dinlemeyi öğrenin: kendi konuşmanızı dinlemekle hiçbir şey öğrenemezsiniz.

Bir ilişkiden ne alabileceğinizi değil, o ilişkiye neler katabileceğinizi düşünün.

Yapmak istemediğimiz halde başkasını memnun edecek bir davranışta bulunmak belki de çok kötü değildir ve kendimizi tanımamız, başkalarını anlamamıza büyük ölçüde yardımcı olacaktır; çoğumuz sayısız saatleri boşa harcayarak kendi rahatımız için karşımızdakileri değiştirmeye çalışıyoruz: eleştirerek, suçlayarak ve çeşitli manevralarla karşı tarafı gereksinim duyduğumuz kişinin kalıbına sokmaya çalışırız. Halbuki başkalarıyla uzun sürecek ilişkiler kurmayı istiyorsak, işe onları oldukları gibi kabullenip, mutlu olmakla başlamalıyız. Etkimizle karşı tarafı değiştirip yenileyeceğimiz varsayarsak, o kişi için haklarımızı kötüye kullanan, düşüncesiz ve hatta zalim biri olup çıkarız; ve tabii, bu durum genellikle bir yarar sağlamaz…

Leo Buscaglia…