5 çayının adresi: Claridge’s

İngilizler çaya düşkünlükleriyle tanınır ama bizim de onlardan geri kalır yanımız yok. Londra seyahatlerimde mutlaka Mayfair’deki Claridge’s Hotel’e uğrayıp öğle sonrası ufak bir mola veririm. İş ve sanat dünyasından birçok önemli ismin buluşma noktası olan Claridge’s, Çay Birliği tarafından Londra’nın en iyi çay mekânı seçildi. Tercihlerimde haksız değilmişim.

Okumaya devam et

Moschino’dan bir masal dünyası: Maison Moschino…

Düşsel ve sürrealist objelerle dekore edilen Maison Moschino Otel, modern ve lüks yaşantının gerekliliklerini müşterileriyle paylaşarak bir masal dünyasının kapılarını açtı. Neo-klasik tarzı yansıtan bina, bugünlerde 21. yüzyılın modernizmini yaşatan bir adres. Sunduğu davetkâr ve samimi atmosferiyle moda dünyasında taşıdığı bayrağı otel endüstrisine aktararak misafir memnuniyetine yeni bir anlayış getiriyor. Maison Moschino kapılarını 16 farklı tasarımdan oluşan toplam 65 oda, dünyaca ünlü şef Moreno Cedroni’yle Clandestino restoran, Culti Spa ve Moschino butiğiyle açtı. Otelin lobisinde kendini gösteren origami lambalar, odalarda Moschino’nun elbise ve aksesuarlarının formuna bürünerek fantastik bir dünya yaratıyor.

Okumaya devam et

Masallardan çıkmış gibi

Los Angeles’a yolunuz düşerse mutlaka Bell Air Otel’e gidin ve konaklayamasanız da otelin içinde birkaç saat geçirin.  Kendinizi bir masal kahramanı gibi hissedeceksiniz. Otelin içindeki göleti ve kuğuları, çiçeklerle sarmalanmış arnavut kaldırım yollarıyla dünyanın en romantik yapılarından biri.Sizi olduğunuz zaman diliminden alıp başka bir zamanın içine götürecek bir ambiyansı var.

Okumaya devam et

Mutlaka gitmeli

Paris’teki Hotel Petit Moulin’e en kısa zamanda gitmek ve o güzelim odalarda keyif yapmak istiyorum.17. yüzyıla ait muhteşem mimarisini modern bir dekorasyonla harmanlamışlar ve ortaya işte bu güzellik çıkmış.

Okumaya devam et